Anketimiz: VİTREUS DEJENERASYONU ÖNCESİNDE BASINÇ DEĞİŞİMİNE MARUZ KALDINIZMI (UÇAK KONDOL RANGER. SAVRULMA VB

Katilimci sayisi
2. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • 50 YAŞ ALTINDAYIM VİTREUS DEJENERASYONU KENDİLİĞİNDEN OLDU BASINCA MARUZ KALDIM

    1 50.00%
  • 50 YAŞ ALTINDAYIM VİTREUS DEJENERSYONU KENDİLİĞİNDEN OLUŞTU BASINCA MARUZ KALMADIM

    1 50.00%
  • 50 YAŞ ÜSTÜNDEYİM VİTREUS DEJENERASYONU KENDİLİĞİNDEN OLDU BASINCA MARUZ KALDIM

    0 0%
  • 50 YAŞ ÜSTÜNDEYİM VİTREUS DEJENERASYONU KENDİLİĞİNDEN OLDU BASINCA MARUZ KALDIM

    0 0%
Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasindakiler gösteriliyor.

Konu: Vitreus dejenerasyonuna dair herşey

  1. #1
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Feb 2014
    Mesajlar
    24

    Standart Vitreus dejenerasyonuna dair herşey

    Bütün yazacaklarımı öncelikle psikolojik sürecide dahil tek bir kalemde ele alacağımı söylemiştim.

    Bir hastalığı yaşayan bilir. Bizler bu hastalık yüzünden neredeyse küçük bir göz doktoru olduk okumadığımız makale kalmadı. Çok şükür o günleri atlattık ama atlatan kişiler genellikle bu foruma bir daha uğramaz. Ben hocama ve arkadaşlarıma da vefa duyarak bütün tecrübelerimi aktarmak istedim.

    Öncelikle yaşadığım süreci kısaca anlatmakla başlayayım. Bundan yaklaşık 4 yıl önce sabah uyandığımda gözümde belli belirsiz siyah bir nokta gördüm ama çok önemsemedim bir kaç gün içerisinde belirgin hale gelince aynada gözüme bakmaya başladım. Çünkü oluşan noktayı ben göz yüzeyinde zannediyordum. Ertesi gün doktora gittim. Ne bileyim bir damla falan verecek geçecek zannetmiştim. Doktorun söylediği o cümle dünyayı başıma yıkmıştı resmen ''BU KALICIDIR GEÇMEZ BUNUNLA YAŞAMAYA ALIŞACAKSIN'' Ne yani şimdi ben ömür boyu her baktığım yerde bu kirli görüntü ile mi yaşayacaktım yıkılmıştım resmen. Bir kaç gün içinde acayip şekilde artmıştı. Bu floaterlerin beni rahatsız etmediğine inandırmaya çalışıyordum kendimi ama ben odaklanamıyordum bile. Dershaneye gitmeyi bıraktım, gündüzleri uyuyor geceleri sabaha kadar araştırıyordum. Kafayı yemek üzereydim, hayatım bitmişti resmen. Ben önüme bile bakamıyorken nasıl olurda ömür boyu bununla yaşayabilir alışabilirdim. Uzağı yakını net olarak görebiliyorken bu kirli görüntü insanın zoruna gidiyordu. Başka hastalıklarla kıyaslıyordum bu bana daha ağır geliyordu. Ben gözümü açmaya mecburdum ve her an her saniyem rahatsız olarak geçiyordu unutmak ise mümkün değildi. İnsanın en hassas algısı GÖZ ve sürekli gözünün önünde hareket eden parçacıklar. YOK YOK böyle yaşanmaz dedim. Ya amerikaya gidecek lazer olacaktım yada vitektomi ''BU GÖRMEK FALAN DEĞİL DİYORDUM''. Öncelikle bir kaç defa daha doktora gittim aynı şeyleri duymaktan sıkılmıştım. En son Türkiye de ismini duyurmuş retina uzmanı olan COŞAR BATMAN'A gittim. 5 dakika için 500 tl verdiğim halde aynı şeyleri duyarak döndüm. ÜSTELİK AZARLAYARAK BÖYLE BİR GÖZÜ AMELİYAT ETMEYECEĞİNİ SÖYLEDİĞİNDE ÜMİDİMİ KAYBETMİŞTİM TEK HAYALİM AMERİKA KALMIŞTI. Uçuşması bir taraftan ışık çakması bir taraftan, titremesi bir taraftan kör olacağım korkusu bir taraftan diğer göz hastalıkları resmen sıyırmak üzereydim. Geleceği hayal edemiyordum, geleceği hayal ettiğim zaman, ben hayalimde bile bu uçuşmalarla boğuşuyordum.
    Şimdi diğer bütün rahatsızlıklar geçti sadece geriye uçuşmalar kaldı onlara o kadar alıştım ki varlığından haberdar değilim ordalar ama ben onları görmüyorum. Kesin tedavisi bulunmuş seni amerikaya götürelim deseler sırf üşendiğimden gitmem. Şimdi hayatı kendime o kadar zindan ettiğime yanıyorum.

    VİTREUS DEJENERASYONU


    VİTREUS NEDİR

    Vitreus göz içini kaplayan, retinaya yaslı bir şekilde duran, içinde kolajen lifler bulunduran elastik bir sıvıdır. Yumurta akı buna güzel bir örnek olur. Temel görevi gözde oluşan basıncı göz içine homojen şekilde dağıtarak darbeleri absorbe etmektir. İçindeki kolajen lifler hem titreşimle basıncı vitreus içine yönlendirmek, hem de yapının örgün bir şekilde kalmasını sağlamaktır. Vitreus homojen şekilde kaldığı sürece ışığı sabote etmeyecek şekilde berraktır.

    VİTREUS DEJENERASYONU


    Vitreus dejenerasyonu, vitreus sıvısının kimyasal bir reaksiyon ile çözünerek akışkan yapısını kaybederek sıvılaşması ve yoğunlaşmasıdır. Bu evrede genelde vitreus arka retinadan ayrışmaya başlayarak öne doğru yoğunlaşmaya başlar. Bu sıkışma ile içerisinde homojen dağılmış kolajen lifler birbirine yaklaşır ve bazıları birbirine sarınarak kümeleşir bazıları belirgin gölgeler oluşturacak derecelere gelir. Rahatsız eden bu kolajen liflerin kendisi değil retinaya düşen gölgeleridir. Oluşan floaterlerin hacmi kadar retinaya göre konumları uzaklıkları ve yakınlıkları da onları algılama şeklimizi değiştirir.

    VİTREUS DEJENERASYONU NEDEN OLUŞUR.
    Göze gelen darbelerin vitreus dejenerasyonuna sebep olduğu bilinse de çoğu kez kendi kendine oluşur. Bunun sebebinin ne olduğu bilimsel olarak açıklanamamıştır ama buna dair tahminlerimiz de var.
    1-) Göze Gelen Darbeler
    Gözümüz şiddetli bir darbe aldığı zaman bu darbe dalga şeklinde vitreus yayılır ve kenardan retinayı çekerek ayrışmaya sebep olabilir. Bu tetiklendikten sonra vitreus yavaş yavaş sıvılaşacak ve ayrışmaya başlayacaktır. Darbeler ile başlayan ayrışma genelde diğer göze sıçramaz.
    2-) Kendi Kendine Oluştuğu Düşünülen ama Benim Anladığım Kadarıyla Şiddetli Basınç Değişiminden Tetiklenen Dejenerasyon
    Vitreus genelde 50 ila 60 lı yaşlar arasında kendiliğinden dejenerasyona uğrayarak ayrışır. Bunu bozunum yada eskime olarak değerlendirenler var. Lakin birbirinden bağımsız olan iki gözün birkaç ara ile aynı anda tetiklenmesi, iki ayrı gözdeki bozunumun tesadüfi olarak rastlaşması açısından pek de mümkün değildir. Özellikle gençlerde oluşan vitreus dejenerasyonlarında istisnasız her iki gözde aynı anda başlaması da bunu destekler niteliktedir. Bu daha çok biyolojik sisteminin ‘’bir nedenle’’ vitreus sıvısını kimyasal olarak çözünmeye tetiklemesi ile oluşması daha muhtemeldir. Peki ama neden gençlerde de bu oluşabiliyor.
    BENİM EDİNDİĞİM KİŞİSEL TECRÜBELERİME GÖRE
    İnsanın biyolojik sistemi değişen durumlara uyumlaşacak şekilde tasarlanmıştır. Sistem zamanla vitreusun artık basınç emisyonu için yetersiz kaldığını algıladığı anda vitreusun retinadan zararsız bir şekilde ayrışması için kimyasal olarak onu çözünmeye itiyor. Aslında bu savunma mekanizması olarak tasarlanmış. Yaşla gelen iskelet yapısında ki değişim gözdeki basınç faktörünü değiştirdiği için bu basınç değişimine sistem vitreusu çözerek karşılık veriyor. Göze gelen darbe tek gözde basınç dağılımını değiştirdiği için sistem bunu algılayarak tek gözde vitreusu yavaş yavaş çözmeye başlıyor. Asıl konumuz gençlerde kendiliğinden oluştuğu düşünülen dejenerasyon. Bu dejenerasyonda sistemin belli bi süre basınca maruz kalmasından kaynaklanıyor. Bindiğiniz uçak, ranger, kondol, birinin sizi belli bir süre savurması esnasında sistem bu basınca karşılık vitreus sıvısını yetersiz bulursa onun retinadan zararsız ayrışması için çözünümünü tetikliyor.

    VİTREUS DEJENERASYONU SÜRECİ VE BU SÜRECİN GETİRDİKLERİ


    1-) EVRE. İLK 10 GÜN

    Bu evrede genellikle küçük bir nokta ile başlar ama bir anda yatağınızdan kalktığınızda birden fazla uçuşma ile karşılaşma ihtimalinizde var. Vitreus bir kenardan küçük bir ayrışma yaşamıştır. Bu her iki gözde de başlayan çözünmenin habercisidir. İlk oluşan kürecikler zamanla etrafındaki kolajenleri de toparlayarak en belirgin floaterleri oluşturacaktır. İlk 10 günlük süreç göz içinde algılanan yapının en hızlı değiştiği süreçtir. Bu süreçte genelde doktora gittiğimizde onların tek baktığı vitreusun ayrışırken retinaya zarar verme ihtimalidir. Gerisinde söylediklerinize karşı ‘’Bende de var’’ diyerek cevap alırsınız ve evinize dönersiniz. Floaterler yoğunlaşarak artmaya devam eder gerisinde göz hareketi ile daha da belirginleşen yavaş yavaş bulutsu ve dumansı bir yapı oluşmaya başlar. Aynı zamanda genelde gündüz görülen kolajen ipliksi yapılarda gerilerden belirginleşmeye başlar. Bu süreçte floater şemasının %60 ı oluşur gerisinde oluşacak floaterlerin iskeleti gibidir. Akşamları da görerek bizi en çok rahatsız eden floaterlar retinaya en yakın olanlardır.

    2-) EVRE 10 İLA 40 GÜN

    Bu süreçte arkada gördüğünüz dumansı yapı biraz daha sıkışmaya başlar hacmi daralır ve küçük bir noktoya sıkışarak sarmallaşır. Kendi hacminin %10’undan daha küçük flu floater halini alır. Büyük olan floaterlerın kütlesi ağırlaşarak vitreusunda sıvılaşması ile hareket alanı biraz daha aşağı doğru çekilir. Arka planda oluşan ipliksi yapılar biraz daha flu hale gelirler.

    IŞIK ÇAKMALARI VE TİTREŞİMLER

    Kornea ışığı makula da yoğunlaştırır. Bu yüzden makulaya her zaman belirgin bir şekilde ışık gelir ve bunu sinyale dönüştürerek keskin görmemizi sağlar. Makula dışında kalan retina bölgesi ışığı daha zayıf alan ama ışığa karşı çok daha duyarlı olan bölgedir. Bu yüzden gök yüzüne baktığımızda göremediğimiz yıldızları başka tarafa bakarken gözümüzün kenarında daha belirgin şekilde görebiliriz. Vitreus ayrışmaya başladıktan sonra retina biraz hassaslaşır. Ayrışma sonrasında henüz yatışamamış olan retinanın algısı bir üsre belirsiz şekilde bozulur. Göz merkezi yüksek ışığa duyarlı olduğu için genelde bu küçük değişimi pek hissetmez ama görme çevresi yüksek duyarlılığından ötürü bu değişimi bir enerji olarak algılar ve bunu olmayan bir ışığın yansımaları olarak beyne iletir. Bunu göz çevresinde akşamları özellikle duvara bakarken, ışık titremesi, gözümüzü kapattığımız zaman göz çevresinde belli belirsiz ışık hüzmesi yansımaları olarak görürüz. Seri hareketler sonrasında bu yansımalar daha yoğun şekilde hissedilir. Vitreusun retinaya yakın olduğu bölgelerde vitreus dalgalanmalarında ki hafif çekiştirmeler göz kenarlarında yıldırım çakması yada kıvılcımlar şeklinde hissedilir.

    ANİ BOLANCUKLAR VE YILDIZLANMALAR


    Ani hareketler sonrasında vitreus retinaya biraz hızlı şekilde çarparsa görüntüde birkaç saniye balonlar ve yıldızlar uçuşur bu genelde nadiren yaşanan bir durumdur. Gözüne darbe alanlar ‘’Gözümün önünde yıldızlar uçuştu’’ derler ya sizde sonucu vitresun çarpması ile yaşarsınız.

    IŞIKTA GİDİP GELMELER VE IŞIK ZAYIFLAMASI


    Bu yatışamama süreci görme merkezi olan makulada daha farklı seyreder makula belirgin olmayan ışığa daha az duyarlıdır ama beyne ilettiği sinyal daha belirgindir. Beynin %90 bu bölgenin sinyalini algılar. Makula da oluşan bu etki belli bir eşiği aştığında IŞIKTA BİR ZAYIFLAMA ŞEKLİNDE ALGILANIR. Gündüz vakti gözünüzün önünden bir gölge geçmiş, akşamlarıda lambanın ışığında elektrik direnci değişirde ışık gidip gelir gibi olur ya öyle hissedilir. Genelde psikolojinin bozulduğu ve kör oalcağım korkusunun başladığı tedavi aradığımız süreçtir. En zor dönem bu dönemdir. Oluşan belirsizlik ve tereddütler zihnimizde en kötü senaryoları kurmamıza sebep olur. Sarı nokta hastalığını duysanız sanki bu süreç ona gidecek sanırsınız, retina yırtığını duysanız ondan korkmaya başlarsınız merak etmeyin %99 bir şey olmayacaktır. Eğer retinada incelme varsa doktor kontrolünde iseniz yine ihtimaliniz bu kadar düşüktür. Retinada ki incelere yapılan lazer tedavisi retina duyarlılığını ve algısını 40 gün kadar değiştirir. O bölgede oluşan ışık heyulaları ve ışık çakmaları dalgalanmalar daha bariz şekilde hissedilir 40 günden sonra bu belirtiler ortadan kalkar. Bu evrede göz içinde ki değişim %80 oranında tamamlanır. Vitreus yüksek oranda retinadan ayrışmasını tamamlamıştır.

    VİSUAL SNOW (KARINCALI GÖRÜNTÜ)

    Vitreus dejenerasyonu yaşayan kişilerin diğer bir endişesi de visual snow yaşamaktır. Vitreus dejenerasyonu visual snowa sebep olmaz, bilimsel olarak ikisi arasında böyle bir ilişki bulunamamıştır. Visial Snow daha çok beyinle ve sinirlerle nörolojik bir rahatsızlıktır. Gökyüzüne baktığımız zaman az da olsa karıncalı bir görüntü görürüz. Bu normalde her sağlıklı insanın gördüğü kadardır. Stresli yorgun özellikle de uykusuz olunan dönemde bu biraz daha artar bu sizi endişelendirmesin sadece gözlerinize çok fazla dikkat ettiğiniz için diğer insanların gördükleri halde farkında olmadıkları şeyi siz arayışla farkediyorsunuz o kadar. Snow vision yaşayan kişilerin rahatsızlığı o kadar barizdir ki özellikle bunu loş ışıkta çok daha fazla fark ederler.

    3-) EVRE 40 GÜNDEN SONRA

    Vitreus sıvısı belirgin şekilde arka duvardan ayrışmıştır. Yavaş yavaş retina yatışır ışık çakmaları, dalgalanmalar gibi algılar bariz şekilde düzelmeye başlar. Göz içinde oluşan kolajen lifler biraz daha gündüz ışığında çok az miktarda belirgin hale gelerek floter yapısı genelde tamamlanır. Bu süreçten sonra göz içinde pek bir değişim olmaz. Vitreus ön bölümde yoğunlaşarak o şekilde kalır. İlerleyen süreçte genelde bir yılda ışık çakmaları, dalgalanmalar algı değişimleri tamamen ortadan kalkar. Çok ani hareketlerde yılda birkaç defa göze gelen darbe gibi yıldızlanmalar oluşabilir bunlar normaldir. Psikolojik olarak biraz alışılan evredir. 2 yıldan sonra beyin görüntüyü sabote eden bu gölgeleri algısal olarak absorbe etmeye başlar ve farketmez. Ancak siz baktığınızda görebildiğiniz psikolojinizin alıştığı bir görüntü olur

    VİTREUS TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER


    1-) İLAÇLAR

    Vitrolent ve Lentonit K Vitreus dejenerasyonunu tedavisi için üretilmiş ilaçlardır. Lakin göz öyle bir yapıdır ki hiçbir kimyasalı dışarıdan almayacak şekilde yaratılmıştır. Hatta öyledir ki kimyasallarla gözleri kör olan kişiler sadece korneasını kaybeder ama retinaları sağlam kalır. Bu damlaların emisyonla göz içine girmeleri pek de mümkün değildir. Kaldı ki damlaların içeriğinin klasik göz damlalarından pek de farkı yoktur. BAZI KİŞİLERİN KULLANDIKLARI SÜRECE FLOATERLERİN AZALDIĞINI SÖYLEMELERİNİN SEBEBİ, bu damlalar kullanıldıkları sürece göz bebeğini bir miktar geniş tutar böylece GÖZ İÇİNE GİREN IŞIĞIN GELİŞ AÇISI GENİŞLER VE RETİNAYA DÜŞEN FLOATER GÖLGELERİ DE KÜÇÜLÜR. Ama damla kullanımı bırakıldığında herşey eski haline döner. Bunu retina muayenesinde göz bebeğini donduran damladan bir süre sonrada yaşarsınız. Göz bebeğiniz %80 eski haline döndükten sonra görme neredeyse normale döner ama floaterler daha az görünür. Çünkü göz bebeğiniz hala geniştir. Bu yüzden henüz göz içerisine dışarıdan etki edebilecek bir ilaç piyasada yoktur.

    VİTREKTOMİ

    Diğer retinal komlikasyonlar ve retina yırtıkları için yapılan vitrektomi ile floater temizliği için yapılacak olan vitrektomi ameliyatını bir tutmamak gerekir.


    1-) RETİNA KOMLİKASYONLARI VE YIRTIKLAR İÇİN YAPILAN VİTREKTOMİ

    Vitrektomi ameliyatı vitreus dejenerasyonu için geliştirilen bir operasyon değildir. Zira tam olarak onun etkilerine yönelik de değildir. Bu tür komlikasyon oluşmuş bir hastada vitreus arkada retinadan ayrışmamış olabilir, göz içine önceden verilen sıvı ile yapay şekilde vitreusun ayrışması sağlanır. Retinal komlikasyonlar için geliştirildiğinden sadece floaterleri temizlemek için doktorlar pek tercih etmezler. Çünkü vitrektomi operasyonunda vitreus bütünü ile soyularak göz içerisinden çıkartılır yerine tuzlu su enjekte edilerek göz yatıştırmaya çalışılır. Vitreus sıvısı göz içinden alındığı için göz merceği zamanla saydamlığını yitirerek katarakt oluşma riski yüksektir. Bu yüzden genelde göz merceği de vitrektomi ameliyatı sırasında çıkartılır. Retinal komlikasyonlar için yapılan vitrektomi ameliyatı sonrasında temel amaç bu komlikasyonu gidermek olduğu için göz içinde oluşacak döküntüyü sıfıra indirmek sadece dikkat edilen bir husustur ama temel amaç buna göre geliştirilmediğinden operasyon floater temizliği için çok ağır kalır ki operasyon sonrası döküntü oluşma ihtimalide vardır. Vitrektomi ameliyatında retinaya müdahale edildiği için retinayı yatıştırmak ciddi bir süreçtir. Operasyon yapılan bölgede yeniden komlikasyon oluşma riski vardır.

    FLOATER İÇİN VİTREKTOMİ


    Temel amaç retinaya müdahale değil vitreus içinde hastayı rahatsız eden yapıların temizlenmesidir. Vitreus dejenerasyonu yaşayan kişilerde vitreus genelde retinadan ayrışmış olur. Vitreus dejenerasyonunda genelde arka vitreus sıvılaşmış durumda olur. Yapılan araştırmalara göre göz içine sıkılan tuzlu suyun bozlarak zamanla göz sıvısı haline geldiği gözlemlenmiştir. Bu konuda ki ilk operasyonlarda vitreus bütünü ile çıkarılmış olsa da son zamanlarda sadece vitreusun orta bölümünden arkaya kadar göz merceğini kapsamayacak şekilde göz merceği ile makula arasında ki sıvılaşmış bölgenin çıkarıması şeklinde yapılmaktadır. Bu çıkarılan bölüme tuzlu su ilave edilerek operasyon tamamlanır. Retinaya müdahale edilmediği için komlikasyon oluşma riski normal vitrektomiye göre son derece düşüktür. Ama böyle bir ameliyatı yapacak kişinin kendisini özellikle bu konuda geliştirmiş yetenekli bir doktor olması gerekir.
    Yeni yeni denenen bir diğer yöntemde göz altında bir kesi açılarak floaterlerin dışarı akıtılmasıdır.

    YAG LAZER TEDAVİSİ

    İlk olarak 1990 yılında Washington da John Karickhoff Laser Treantment Şirketini kurarak yag lazerle floaterler için geliştirilen merceklerle onları lazerle temizlemeye başladı. Daha sonra Newyork da da ikinci bir merkez daha açıldı. Şimdi yeniden baktığımda bu merkezler inanılmaz derecede artarak yaygınlaşmaya başlamış. Yaygınlaşması demek talep demektir. Bu konuda ilginin çekilerek konuya yönelik yeni yöntemlerin araştırılması ve geliştirilmesi demektir.
    Her ne kadar yeni yeni yaygınlaşmaya başlasa da başka komlikasyonlar için kullanılan yag lazer floater temizliği için ehil olmayan ellerde çok da tehlikeli olabilir. Yanlış bir hesaplama ile atılan bir lazer retinada bir bölgede kalıcı olarak hasara sebep olabilir. Bu yüzden şu an için tecrübesine güvenebileceğimiz tek doktor John Karickhoff olacaktır.
    Bu operasyonda retinaya yakın olan floaterler için operasyon yapılmıyor. Yag lazer bunun için uygun değil. Daha çok orta bölümdeki opasiteler için daha uygun. Bu operasyonda opasitelerin konumları çok önemli

    1-) Göz Merceğine Yakın Olanlar
    .
    Göz merceğine yakın olan opasiteler ışık açısından ötürü retinaya gölgelerin dağılımlı ve flu olarak düşerler. Hareket alanları gözün ön bölümünde oldukları için dardır. Opasitelerin yüzde 5 ini oluştururar.

    2-) Orta Bölümde Olanlar.
    Daha belirgin opasitelerdir. Hareket alanları geniş olsa da görme alanın geniş bir bölümünde yer alırlar bu yüzden onların hareket alanlarını anlamak zordur. Hafif koyu oluşlarından orta bölümde olduklarını anlamak için bi ipucudur. Opasitelerin yüzde 75 ini oluştururlar ve temizlenmesi en mümkün olanlardır.

    3-) Arka bölümde retinaya yakın olanlar.


    Hatları çok sert şekilde çizilebilen hissedilen koyu floaterlerdir. Hareket alanları dar olsa da makulaya yakın oldukları için en küçük hareketler geniş olarak algılanır. Bizi en çok rahatsız eden opasitelerdir. Temizlenmesi retinaya ne kadar uzak olduklarına bağlıdır. Bu floaterler zamanla vitreusun arkadan öne doğru yoğunlaşması ile öne doğru gelerek temizlenmeleri de mümkün olabilir. Tabi bu temizlik öncesi sizi yüz üstü yatırarak akışkanlık içinde opasitelerin daha öne doğru gelmesi de sağlanmaya çalışılıyor. Temizlik esnasında opasitenin ön tarafına atış yaparak onun daha da öne çekilmesi yada görme alanından çıkarılmasına da çalışılıyor.
    RASTGELE BİR ZAMAN ARALIĞINDAKİ 200 OPERASYONDA TEDAVİDEKİ YÜZDELER

    FLOATER TÜRÜ GELEN HASTA BAŞARILI OPERASYON BAŞARI YÜZDESİ


    Büyük Halkalar 32 31 %97
    Diğer Parlaksı Opasiteler 129 124 %96
    Sinerjik Bulutlar 18 14 %78
    Askılı ve birleşik opasteler 3 3 %100
    Çoklu Uçuşmalar 3 3 %100
    Genç hastalarda diğer uçuşmalar 15 10 %67
    TOPLAM 200 184 %92


    Etkilii bir yöntem olduğu çok açık. Vitrektomiye göre daha az riskli. Ayrıca ameliyat sonrasında herhangi bir rahatsızlık duymadan hayatımıza devam edebilmemiz ve katarakt riskinin de olmaması daha tercih edilebilir bir yöntem. Ama asıl gelişmeler bir iki yıl içinde olacaktır. Ayrıca ilaç sektörüde son zamanlarda bu pazarı fark ederek nano teknolojik ilaçlarla göz içi iyonlaştırması sağlayarak vitreus içindeki opasitelerin birbirini iterek homojen dağılımına ilişkin çalışmalarda ümit verici olduğu açık.

    HEPİNİZE GEÇMİŞ OLSUN.

    Konuşmak isterseniz telefon numaram ve face: Oğuz Alper Altan www.facebook.com/oaaltan 0546 681 03 61
    Konu paradox111 tarafindan (12-01-2017 Saat 01:30 AM ) degistirilmistir.

  2. #2
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2016
    Mesajlar
    2

    Standart

    Çok güzel bir yazı olmuş teşekkür ederim inşallah kısa süre içinde alışırım

  3. #3

Benzer Konular

  1. Gözde sineklenme (vitreus dejenerasyonu). Zamanla yaşayacaklarınıza dair.
    Konuyu Açan: paradox111, Forum: Göz Önünde Sinek Uçuşmaları / Işık Parlaması / Siyah Nokta.
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj : 15-01-2017, 03:42 PM
  2. Lasek amaliyatı sonrası 37. Günüm ve Herşey Bulanık.
    Konuyu Açan: fatihgokkurt, Forum: Lazer Göz Ameliyatı Fiyatları / Gözlük Numaraları /İnce Kornea.
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj : 29-12-2014, 12:18 PM
  3. Miyop var ama göz yaşarınca herşey net oluyor
    Konuyu Açan: BySavci, Forum: Göz Kuruluğu Nedir Belirtisi Gözyaşı Tedavisi.
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj : 31-01-2014, 12:38 PM
  4. Göz bebeği kayması oldu doktor muayenede herşey normal, böyle bir şey imkansız dedi
    Konuyu Açan: ezgib, Forum: Keratokonus / Protez Göz / Göz Bebeği Büyümesi.
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj : 26-12-2013, 09:48 AM
  5. merhaba hocam gözümün önünde uçuşan cisimler ışık parlamaları yanmalar herşey
    Konuyu Açan: gözümbozuldu, Forum: Göz Önünde Sinek Uçuşmaları / Işık Parlaması / Siyah Nokta.
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj : 04-06-2013, 02:44 PM

Bu Konuyu Paylasin !

Bu Konuyu Paylasin !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •